Almanya’da yoğun kar yağışı ve soğuk hava hayatı olumsuz etkiliyor. Milyonlarca güneş panelinin kar ve buzla kaplı olduğu yenilenebilir enerjinin başkenti ülkede, kesintiye uğrayan enerji arzı için kömür ve doğal gaz kaynakları devreye alındı.
Yenilenebilir enerjide dünyanın başkenti olarak gösterilen Almanya, soğuk hava koşulları nedeniyle karla kaplanan güneş panelleri ve donarak boşta duran türbinler ile mücadele ediyor.
Batı Avrupa’dan gelen son on yılın en soğuk havası, özellikle Almanya, İngiltere ve Fransa dahil olmak üzere Avrupa’yı şiddetli etkiliyor. Milyonlarca güneş panelinin kar ve buzla kaplanarak kullanılamaz hale geldiği Almanya’da dondurucu hava 30.000 rüzgar türbinini de boşa çıkardı.
Fosil yakıtların kademeli kullanımını savunan uzmanlar, Almanya’nın devam eden düşük karbonlu, çevreye duyarlı, güvenilir ve uygun fiyatlı enerji tedarik programı Energiewende programının zorlandığını ve ülkenin fosil yakıtlar ile donmaktan kurtarıldığını belirtiyor.
Birincil enerji arzında fosil yakıt ihtiyacı sürüyor
Worldnewsera.com‘dan yapılan haberde, 2000 yılında, Almanya toplam birincil enerjisinin yaklaşık yüzde 84’ünü fosil yakıtlardan elde ederken bu pay 2019’da yaklaşık yüzde 78’e düştü. Energiewende programının başlatıldığı 2000 yılında, Almanya’nın elektriğinin yüzde 6,6’sı güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir kaynaklardan geliyordu. Neredeyse yirmi yıl sonra 2019’da bu pay yüzde 41,1’e ulaştı. Ancak, uzmanlar Almanya’nın 20 yıl önce, 121 gigawatt kurulu kapasite ile 577 terawatt-saat elektrik üreterek kapasite faktörünün yüzde 54’ünü kullandığını ve 2019’da ise ülkenin yalnızca yüzde 5 daha fazla kapasite ekleyerek 607 TWh’ye elektrik üretimine ulaştığını vurguluyor. Yoğun kış şartlarındaki kesintiler nedeniyle, fosil yakıtların 2050’de ülkenin birincil enerji arzının yaklaşık yüzde 70’ini karşılamaya devam edebileceği belirtiliyor.
“Depolama ve yeşil hidrojen ile kesintisiz temiz enerji mümkün”
Öte yandan, Almanya’da Aralık 2020’de imzalanan Yenilenebilir Enerji Kaynakları Kanunu’yla Avrupa Birliği’nin 2030 iklim ve enerji hedefi ile ulaşım sektöründe artan yenilebilir enerji ihtiyacı hesaba katılarak güneş fotovoltaik, biyoenerji, hidroelektrik ve rüzgâr enerjisinde kapasitenin artırılması hedefleniyor.
Önümüzdeki 5-10 yıl içinde geliştirilen depolama teknolojileri ve yeşil hidrojenin yaygınlaştırılması ile birlikte, yenilenebilir enerji kaynaklarının mevsimsel kesintiye uğramasının önüne geçilerek güvenli enerji tedariği sağlanabilecek.